sosyomat.com

  1. sosyomat hesabınızla giriş yapın.
  2. üye ol
  3. parolamı unuttum
  4. giriş

297 kişi kendisini tutuyor, 0 arkadaşı var.


13.01.1983 doğumlu, 29 yaşında. tanrı tanımaz olarak çalışıyor.

kırışık...

0 arkadaşı var.
  1. maltoferfol

    tuttummaltoferfol


lu.'dn rss kaynağı

adresi: http://lukass.sosyomat.com/blog
18 yorum var - 20 Kasım 2011 22:23 yazılmış
7 yorum var - 23 Ekim 2010 01:39 yazılmış
24 yorum var - 18 Mart 2010 23:07 yazılmış
30 yorum var - 31 Ocak 2010 02:12 yazılmış
74 yorum var - 21 Ocak 2010 22:32 yazılmış
59 yorum var - 12 Kasım 2009 01:42 yazılmış
36 yorum var - 01 Kasım 2009 22:41 yazılmış
64 yorum var - 18 Ekim 2009 01:59 yazılmış
35 yorum var - 11 Ekim 2009 00:59 yazılmış

lukass panosu rss kaynağı

arkadaşları neler demiş?

ten tanışmalarının yıl dönümü

kAJu   14 Ekim 2010 12:43  

insalar kayıp sevgili kaju

lukass   14 Ekim 2010 21:29  

fahrenhayt451   13 Ekim 2010 13:14  

kardeşlik sabah müziğin benden

geceninenderinkosesi   13 Ekim 2010 11:03  

evallah abi ihtiyacım vardı aslında..biraz sakinleşmeli

lukass   13 Ekim 2010 11:11  

terra rossa   12 Ekim 2010 15:51  

ben tenten'i seviyom.

lukass   12 Ekim 2010 16:09  

siyahtuval   12 Ekim 2010 11:02  

kuantuma yönelecem.

lukass   12 Ekim 2010 11:04  


günaydın lukass.. mutlu pazarlar:)

denizseven   10 Ekim 2010 10:25  

gerçi görev başındayım bana mutlu bir pazar olmadı bu hafta :)
teşekkür ederim küçük hanım.sizin de pazarınız huzur dolu geçsin

lukass   10 Ekim 2010 10:28  

ben her pazar görev başındayım sayın lukass.. bi süre sonra mutlu olmayı öğreniyor insan :)

denizseven   10 Ekim 2010 11:04  

Tarhuncuyu turuncu gibi okuyunca bir heyecanlandım yahu.

esocan    08 Ekim 2010 17:38  

e turuncu denen renk bir insana neden heyecan verir burası çok bi muallak ama:/

lukass   08 Ekim 2010 17:40  

....

tileee leyy leyyy tileee leyy...kizavaaa kizavaaaaaa!!!!

lukass   08 Ekim 2010 17:45  

Teyy teyyyy!!!!!!!!!!!

esocan    08 Ekim 2010 17:49  

havaya sıklan silah ve ağızlardan çıkan tükrükle karışık ıslık sesi eşliğinde hacı.

lukass   08 Ekim 2010 17:50  

lililililililililillili :D

esocan    08 Ekim 2010 17:51  

uzun zamandır uğramamıştım buraya

Rajasthan    08 Ekim 2010 01:58  

uzun zaman sonra kapı zilini unutmadığını görmek mutluluk verici...

lukass   08 Ekim 2010 02:01  

her dönüşümde uğruyorum ama:)

Rajasthan    08 Ekim 2010 02:05  

sağol gece..

lukass   07 Ekim 2010 22:10  

önemi yok kardeşlik .....

geceninenderinkosesi   07 Ekim 2010 22:11  

pano de pano rss kaynağı

arkadaşları neler demiş?

"kendisi madde olmayan bir Tanrı nasıl olur da maddi bir dünya yaratmış olabilir ki?"
giulio cesare vanini

lukass   14 Ekim 2011 22:30  

sosyal medyada takipçilerinizle para kazanın diyor yukarda, ben daha canlıyı göremedim henüz 299 kişi içinden:/

lukass   14 Ekim 2011 21:06  

cennet istemese de,cehennem g ...tümü öpüyo sorun değil.

lukass   09 Ekim 2011 15:21  

İstanbul Sırrı Süreya'ya versin

lukass   12 Haziran 2011 15:21  

mevzisi darmadağın bir yalnızlığı tanıdık bulan bedene armağandır bu katliam.kan yok,parçalanmış dil yok,mezar taşı hiç yok.

lukass   26 Şubat 2011 22:31  

kendi halimde sıkı bir kavram boşluğu yaşıyorum.ve bilinmeli ki;zaman belirleyici faktör.

lu.

lukass   02 Ocak 2011 15:11  

bunu bilmen sevindirici

lukass   23 Ekim 2010 02:04  

sıcak su tesisatından gelen su tıkırtısı,aslında sabah olduğunda annemin yüzüne yine büyük suçlulukla bakacağımın bir göstergesiydi.çünkü duvarları gri ve derme çatma fütursuz taşeronların üzerinde çalıştığı bir evde yaşıyordum.kireçle boyamak yerine, yağlı boya vurmalıydı aslında sonu belirsiz hayallere.

lukass   09 Ekim 2010 00:20  

Zîlan

Bi çi rengi bi çi réki
Gula bidin dest Zilané
Parazvana roja mın tıné jina dilé min
Parazvana roja min mizgina bihara min
Zilan zilan roniya re
Do ew zeri bu iro ji bume peri
Keç u kesa bıhurin herdü biska babidin
Taca azadiye binin deynin seré zilana min
Zilan zilan roniya re zilan zilan

lukass   10 Ağustos 2010 02:11  

karlı dağlardan ne gelirse gelsin, sosyalizmin ayak sesleri bir çığ gibi gürüldeyecek.gerilla ağıtta,gerilla direnişte ey halk!

lukass   10 Ağustos 2010 02:16  

birini mum yakıyor,diğerinin alnı secdeye varıyor,bir sonrakini ise ağlama duvarında göz yaşı döküyor diye ayrı tutmamalı.

lukass   31 Temmuz 2010 18:35  


mezapotamyada kuru bir aşk.

lukass   28 Temmuz 2010 20:28  

sadece susarak özlüyorum seni
hiç tanımadan, ne garip
sense uzak, çok uzakta
bir deniz gibisin resimlerde

dokunsan dersim olur, göçerim mecburen
duydum çok sonradan, adın önemli değil
acın aynı tadı veriyor zaten

"

lukass   27 Temmuz 2010 20:50  

kör kuyu da bir hayat yaşadı ve ağzı küfür dolu gitti bir gece.dışarda yağmur durmaksızın yağarken sessizce.

lukass   04 Haziran 2010 22:31  

lukass   16 Mayıs 2010 00:07  


kadifeye yaslanmış yitik bir ömrün ark sıçraması.genizde kapkara bir buğu bırakan ardından.

lu.

lukass   15 Mayıs 2010 13:53  

farzet ki,kefaleti ödendikten sonra serbest bırakılan bir katilim.yüzümde saklı duran tortunun belirsizliğini koruduğu bir anda,aklıma çarpıp duran bir sarkaç,
gördüğüm an,
görünmezliğin imkansız olduğu,çağ dışı yeminlerin içinden çıkıp gelen karanlık.

şairin de dediği gibi aslında;

lukass   18 Mart 2010 23:38  

Nüfusun diaelektiği ekonomi ile doğru orantılıdır.insan rezervi açısından düşündüğümüzde gelişmekte olan ülkeler zengin iş gücü yataklarına sahiptir.

Tarihsel süreç,evrimin sancılı olgusu ve oluşumları karşısında;savaşlar dahil olmak ile birlikte hızını kesmeden değişmeye devam etmiştir.%100 verim ile çalışamayan makineler,%100 verimle yaşamayı becerebilen insanların karşısında yenik düşmüştür.makineleşmeye boyun eğmemizin götürüsü düşünüldüğünde, getirisi daha fazla anlam kazanmıştır.

Ortalama yaşam süresi 37 yıl olan Senegal ve Nijerya gibi gelişmeyi unutan ülkelerle; bu süre 68 yılı aşkın olan, gelişimini tamamladığını düşündüğümüz vede savunduğumuz mevcut topraklar,yani Türkiye karşılaştırıldığında savaşların ve kıyımların pekte büyük bir etkisi olmadığı görülmüştür.

Bilinen şudur ki;
Her iki ülkede de savaş ve kıyım henüz evrimini tamamlayamamıştır.Peki nedir asıl sorun?

lukass   10 Şubat 2010 01:34  

Toprak altında gömülü kimi hayaller.Gizli saklı, komutsuz çağrışım eden kimi durumlar,kimi yalanlar kayıtsız kaldığım.Mutlu düşlerim,lanetlenmiş bedenim.İşkencelere kucak açmış zihnim,gecikmiş orgazmlar gibi;
Susuz,kupkuru…
Terk edişlere bırakmış,tecritte hayallerim

lukass   05 Şubat 2010 02:55  

dağların bedene dik uzandığı coğrafyanda,soğuk hava akımının içine işlemesi gibiydi kıta sağanlığında ki o marur titreşim.sakın çoğalma derdin bana.hatta doğurganlığını, yenilmiş orduların ertesi sabahına sakla derdin hatırladın mı?
,bileklerini kestiğin yerden şuursal nöbetlere mi geçtin de bu tepkisizliğin.

durgun bakışın, bana çocukluğumda odamda gizli gizli ağlamalarımı ve kendimi dış dünyaya kapatışlarımı hatırlattı çoğukez.çoğulculuğun hediye
birde.

lukass   29 Ocak 2010 18:31  

bir çağlayan
bir içe dönüş bakışın.
nakkaşın sanatsal koordinasyonlarını kendine örnek alışından belli aslında nekadar da kendinden emin olmayan bir tavra muhterem sancı çekişlerin içinde savrulduğun.ben diyorum ki;
sen her şekilde zamanı dolduramayan,dolduğunu düşünsen dahi düşünsel devinimlerine yenik düşen,hatta durduramayan bir tanrısın benim için.ama tanrıların seni afaroz edişini hatırlamanı da istiyorum geceleri.
ışığını nerden aldığını sanıyorsun,sen bir yansıtıcısın,bir taklitçi hayata dair.bedeni ışığı sömüren,irdeleyen ve kendine meşk eden bir kadınsın.materyallerimi kucağımda taşıyorum varlığından bu yana.hiçliğini ve yakarışını düşünüyorum hatta.

lukass   25 Ocak 2010 02:17  

fahişe takliti yapıp,
bir şizofrenin kaburga kemiğinden tekrar dünyaya gelmek.
ve bitik bir DNA örneği türümü,diğer nesillere aktarmak.babadan oğula,deden toruna.
yok bu daha ziyade ensese girer. sapkınlığın tahammülü olmayan kırmızı hatta gezmek filmi yayında,rtük ödünç ped'in varsa verir misin,kullanıp becerdiğim kadınlarıma postalayacağım.iadeli taahütlü,sürünen ve sürten kadınlarıma.
üstün açık kalmış üşüyeceksin izabel.

lukass   24 Ocak 2010 04:12  

kendime ahkam kesip,konuyu kesip atıyorum

lukass   24 Ocak 2010 04:15  

bilekleri kesik
vajinadan henüz vazgeçmiş adamları hatırlamak ve dileklerin her birini onlara adamak başka bir meziyetmiş markys.

lukass   23 Ocak 2010 02:09  

çoğu katilim acınacak durumda ve ellerinde bir yetim türkü.tutturduğu bakış açıları ve tavrı sakin,kaybolmamı izlemeleri kadar can yakıcı bir durum olmamasıyla birlikte, onlar;
hiçbir ülkenin kabul etmeyeceğini bildiğim gümrük dışı böcek sürüleri sadece

lukass   23 Ocak 2010 01:26  

varlığın vede desteğin için hep minnettardım
öyle de kalıcam...
tekrar buralarda olman bir hediye
bunu unutma

lukass   22 Ocak 2010 00:53  

dört oda,
dört kapı,
ikişer pencere.
her birinde dört'er duvar;
birer yalnızlık
hiçliğe bulanmış
"tek bir" beden
soğuk
ve kimsesiz

lukass   09 Aralık 2009 22:37  

çok yakında bir yolculuğu anlatıcam
bu gidiş yerli yerinde olucak
haykıracak
kusacak

lukass   10 Kasım 2009 04:02  

şimdi aşk;
tanrılara kurban edilen bakire bir kız
haydi kanını putlara sürelim
açlar çok
doyuralım mutlu tanrılarımızı

lukass   07 Kasım 2009 18:08  

gerçeklerle yüzleştiğinizde
asıl gerçekleri neden bıraktığınızı sorucaksınız kendinize
ve kısa süreli pişmanlıklar sonra
yerini keşkelere
evet haklıydı bu adamlara bırakıcak
saygılar tüm sosyomat sakinleri

lukass   02 Kasım 2009 22:02  

eski dostlar
kırık anılara benzer
hep hüzünlenirsin
hatırladıkça gülüşleri
hatırladıkça paylaşımları
ama hep bir yerindedir
kırgında olsan
kırılmışta olsan
yok saysa da seni
sen yine bilirsin ki
o iyidir.
ve iyi olucaktır.
susuz bırakmayacaktır
pencere önünde ki çiçeğini
anlattığı
hüzünlendiği

...

lukass   01 Kasım 2009 23:52  

üzgünüm bu gece ayaklarına taş bağlayıp
derin sularına bıraktım seni boğazın
öldürdüğüm ıçın beni affet
bilirsin kan davalarını
bu da bir kan davası farzet.
olmassa olmaz kuralları vardır hayatta
mahkum olduğun
mahkum edildiğin
davalı tarafından.
bitmedi işte bu kan davasıda
kurutamadık yarayı
beni affet
yarın bulurlar nede olsa cesetini
kıyıya vurmuş olarak
üzülme
mezar taşını da yaptırdım
üstüne de
ne yazdım dersin??

...

yeterli olsa gerek....

lukass   19 Ekim 2009 03:55  

perişan bir halde sarıldım yine zora,
ve zor;
soru aşmak kadar mutlu sonlarla geldi,
biriktirdiklerimi saçtım yine etrafa,
bir deniz izlemek,
bir dalgayı dinlemek
baş ağrıları yaratır mıydı oysaki
şimdi karşı konulmaz bir baş ağrısı
beynimi bir şey kemiriyor
kısa görüşmeler
durup dinlemeler
durumdan vazife çıkrarırcasına
keskin kokular geliyor burnuma
ayrılığı işaret eden
yolculukları tanımlayan
keskin kokular geliyor yine
ne güzel burnum koku almıyordu
tıkalıydı bunlara kulaklarım
farkettirmeden
sinsice yine
geldi
evet geldi namussuz

lukass   07 Ekim 2009 23:03  

yolları ardın sıra al,
sokakların kokusunu cebine koy,
kadınları düşün,
terk edilen kadınları
ağlayan kadınları
bir yudum al şarabından sonra,
sert bir yudum
acı bir yudum
sızlasın boğazın
sonra yine kadını düşün
ağlayan kadını
göz kapakları bitikliğin simgesi,
kirpikleri sahte bir yalnızlığın hediyesi,
ıslak,
daha yeni ıslanmış hatta
tap taze
en kuytu hücreleri gibi.
gerçek üstü tapınaklardan çıkmış,
sahte duaları yad eden kadın
seni düşünüyorum
bir piç gibi
yapa yalnız
yolun sonundayım.

lukass   06 Ekim 2009 13:07  

''ben seni kaç kere sevdiğimi unuttum!''
demiş şairin biri.
iyi de demiş hani,
biraz depresif yayılımlar içerse de ,
anlamlı konuşmuş.

lukass   05 Ekim 2009 16:15  

çarmıha gerdim yine yalnızlığımı,
çiviledim avuçlarından,
ayaklarından,
tavana bu sefer,
yer çekimine karşı gelemem.

lukass   05 Ekim 2009 02:46  

kazuletler gibi;
bom bok oldum yine,
parmak uçlarım morardı,
soğuktan değil,
heyecandan titreme geldi ansızın
burkuldum,
katlettim yine bir sürü hayali.
çöp konteynırının kapağını kaldırdım,
dün içine attğım kalbim çürümeye yüz tutmuş,
sinekler uçuşuyor üzerinde,
eskisinden daha da çürümüş san ki,
bukadarını beklemiyordum desem?

-muhtaç-

lukass   25 Eylül 2009 01:30  

kürkçü dükkanında
içi çürümüş
fahişe bir rahibesin.
gözlerini kan bürümüş,
bedenini istemsiz sevişmeler...
daha çok kanayacak bu beden,
daha çok tarihi geçmiş orgazmlar yaşayacak.

lukass   22 Eylül 2009 22:53  

Kusurlu bir tanrıdır aşk
Yarattıkları bir var oluş ciddiyetinde
Karşımda duranlar,
Kendini affeden bir becayiş
Boş bakışlar,
Dalgın ruhlar cennetinden
Gelip geçen yolcular

Gözlerimizin önünde dikili vücutlar
Bir sağa,
Bir de sola yol alışlar
Ara ara
Sarsıntı gibi
Var oluşlar…
Ve terk edişler,
Sessiz parçalanmışlığımızı
Yarım kalan anılarımızı.
Kapı dışarı edilmiş sezgiler,
Ve
Cahil,besleme fark edişler

lukass   12 Eylül 2009 11:19  

bugün yoğun eğitim...

lukass   11 Eylül 2009 15:57  

kargaşaya geçit yok hayatımda
onlara eski demir yollarını adadım
katar katar...

lukass   21 Eylül 2009 03:43  

bugün şişmiş gözler...

lukass   10 Eylül 2009 10:38  

bugün sessiz tepki...

lukass   09 Eylül 2009 17:33  

bugün
yine şarabın ertesi
bugün yine kırmızı
sevmem ben beyaz şarabı....

lukass   08 Eylül 2009 17:07  

bugün kahvenin en acı tarafını içmekte zorlandım..sanırım kanımda artık kafein dolaşıyo kan yerine..alyuvarlarım ultra kafeinden sinir harbine girmiş durumdalar

lukass   26 Ağustos 2009 17:47  

yine karamsarmı olsak yoksa koyverip gitsek mi futursuzca?

lukass   23 Ağustos 2009 14:02  

topluluklar

üyesi olduğum topluluklar | yöneticisi olduğum topluluklar
  1. kelebeklerozgurdur

    kelebeklerozgurdur

    101 üyesi var. üyelik yönetici onayı ile.
  2. Yeşilçam Film Müzikleri

    Yeşilçam Film Müzikleri

    66 üyesi var. üyelik yönetici onayı ile.

kutucuk

empeüçlerim


 
tuttum işlemi gizlidir. karşı tarafın haberi olmaz. tuttuğunuz kişileri bir arada görebilir, yaptıklarını takip edebilirsiniz.

ETİKETLERİ

ARKADAŞLARININ EKLEDİKLERİ


pilli projeleri: pilli.com: kollektif bağımsız içerik | sosyomat.com: arkadaşını etiketle | put.io: online cloud storage